|
SAĞLIK HABERLERİ |
|
K-Pro: Görme Kaybının Tedavisinde Son Çare
Kornea nakli günümüzde alışıldık bir uygulama halini alırken, Hopkins Wilmer Göz Enstitüsü Oküler Yüzey ve Göz Kuruluğu Kliniği Direktörü Dr. Esen Akpek (M.D.), keratoprotez (kısaca K-Pro)
adı verilen yeni bir tür yapay kornea nakli ile bir adım öne geçiyor. K-Pro'nun dünya genelinde uygulanma sayısı 200'den az ve Dr. Akpek, çocuklarda görme kaybının tedavisinde son çare olarak bu yönteme
başvuran tek göz uzmanı.
Her kornea naklinde olduğu gibi, K-Pro'da da bir kornea vericisine gerek duyulur; ancak, bu kornea dilimlenip yeniden şekillendirileceği için, verici korneasının nakle uygun nitelikte olması gerekmez. Nakil
cihazının ön ve arka panelleri, korneayı bir sandviç gibi arasına alacak şekilde tutturulur. Hastanın opak korneası alındıktan sonra, tüm nakil birimi göze yerleştirilir. Hastaların,
yapay korneayı korumak ve nemli tutmak için günlük göz damlası kullanmaları ve kontakt lens takmaları gerekiyor; ancak, bu prosedür, görme yetisini tamamen kaybetmek üzere olan hastalar için yaşama yeni bir
bakış sağlayabiliyor.
Yeni Bir Myom Merkezi
Johns Hopkins, myomlardan (fibroid tümör) kurtulabilmek için rahmini aldırmaktan başka çaresi kalmayan kadınların tedavisinde yenilikçi ve daha az invazif yaklaşımlar geliştirmek amacıyla, bir Myom
Merkezi kurdu. Jinekolog John Griffith'in direktörlüğündeki Merkezin uzmanları arasında, myomların yok edilmesi veya küçültülmesine yönelik minimum invazif ambolizasyon tekniklerde uzman olan, girişimsel
radyolog Kevin Hyun Kim de yer alıyor.
Probiyotiklerin Yararları
Kalın bağırsağımızda, bağırsak florası olarak bilinen ve pek çoğu bizim için yararlı çeşitli türlerden oluşan bir bakteri grubu, halinden memnun bir yaşam sürmekte.
Ancak, kimi zaman bu bakteriler küçük bir yardım gerektirebilir ve alternatif tıbbı savunanlar arasındaki yaygın doğal bileşenlerden olan probiyotikler de bu amacı gütmektedir. Hopkins'de
Karaciğer nakli uzmanı olan Dr. Steve Solga (M.D.), hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalardan yola çıkarak, ileri derecedeki karaciğer hastalarında probiyotikleri kullanarak
başarılı oluyor.
Dr. Solga'nın stratejisinin temelinde, bağırsak florasının - karaciğer tarafından işlenmesi gereken - amonyağı üreten hücreler olmaktan çıkarılıp, amonyak üretmeyen hücrelere
çevrilmesi yatıyor.
|
|
|
SAĞLIKTA YENİ ARAÇLAR |
|
Kalp Pilleri İşe Yarıyor
New England Journal of Medicine'da (New England Tıp Dergisi) yakın tarihte yayımlanan bir araştırmaya göre, biventriküler kalp pili adı verilen özel bir tür kalp pili, kalp yetmezliği çeken
hastaların daha uzun ve rahat bir hayat sürmelerini sağlıyor. Araştırmayı yorumlayan kardiyolog Dr. Rick Lange (M.D.), bu bulgunun kalp yetmezliği çeken pek çok hasta için bakım
standardını değiştireceğini düşünüyor.
"Araştırmadaki tahminlere göre, yerleştirilen her dokuz biventriküler kalp pili için, büyük çaplı kardiak sorunlara bağlı bir ölüm ve üç yataklı vaka önlenebilecek; dolayısıyla, bu önemli bir
çalışma." Ayrıca, bu tür kalp pili, kalp-içi defibrilatörlerle karşılaştırıldığında, görece daha az maliyetli.
SAĞLIKLI KALMAK
E Vitamininin Tehlikeleri
Uzun zamandır tehlikeli serbest radikalleri önleyen güçlü bir antioksidan olarak bilinegelen E vitamininin yüksek dozda alınmasının, yarardan çok zarar getirdiği ortaya çıktı. Hopkins'de
araştırmacı olarak görev yapan Peter Miller, E vitamini alan kalp hastalarıyla 7 yıl süreli bir klinik deney gerçekleştirdi. Miller, E vitamini alan hastalarda, plasebo alanlara göre, ölüm riskinde
genel bir artış ve kalp yetmezliği riskinde önemli bir artış gözlemledi.
Miller, günde 400 IU veya üzerinde E vitamini alan hastalara, bu alımı durdurmalarını öneriyor. Miller, bir multivitamin içindeki küçük bir miktar E'nin iyi olabileceğini ifade ederken, hiçbir vitamin rejiminin
sağlıklı beslenmenin, düzenli egzersizin ve yeterli uykunun yerini tutamayacağının altını çiziyor.
UFUKTA GÖRÜNENLER
Bir Başka Da Vinci
Geçtiğimiz Aralık ayında kalp cerrahı David Yuh, bir insan hasta üzerinde ilk robot-yardımlı kalp ameliyatını yaparak, Hopkins'de bir dönüm noktasını gerçekleştirdi. Yuh,
ameliyat esnasında, iki robot koldan ve küçük kesiklerden içeri sokularak hastanın kalbine ulaşan tek bir kameradan oluşan Da Vinci robotunun kumandasının başındaydı. Ameliyatın üzerinden
iki ay geçmesinin ardından, Dr. Yuh, ilk hastanın "hızla ve sorunsuz" bir şekilde iyileştiğini bildirdi.
Bu minimum invazif teknolojinin sağladığı yararlar ortada: göğsün açılmaması, daha az ağrı ve travma ile iyileşme ve hastanede kalma süresinin kısalması. Prosedür, şu an için
sadece seçilen vakalarda mitral kapakçık onarımı, kulakçıklar arası delik (atrial septal defekt) ve belirli kalp pili türleri için iletken yerleştirilmesi klasik açık kalp ameliyatı için bir
alternatif niteliğinde. Ancak, Dr. Yuh önümüzdeki 3 ila 5 yılda bu teknolojinin kalp ameliyatlarının %10'u ila 15'inde kullanılabileceğini düşünmektedir.
|
|
|
YERLERİNİZE, DİKKAT, GOBİ! |
|
Dr. Krabak'ın yarış süresince
hazırlayacağı web günlüğünü
www.jhintl.net Internet adresinden okuyun.
Nisan ayı içinde geride bıraktığımız hafta, dünyanın önde gelen pek çok koşucusu, bu gezegendeki en ilginç yarışlardan biri için Çin'deki Gobi Çölünde bir araya gelecek. Hopkins'den Son
Gelişmeler okuyucuları,
Dr. Brian Krabak'ın (M.D.), bölgeden göndereceği ve 22 Nisan'dan itibaren
www.jhintl.net adresindeki web sitemizde yayınlanacak olan günlük rapor ve fotoğraflar aracılığıyla, koşunun heyecanını yakından izleyebilecekler.
Hopkins'de spor tıbbı ve rehabilitasyon uzmanı olarak çalışan ve geçmişte Olimpik sağlık ekiplerinde yer alan ve kendisi de koşuya meraklı olan Dr. Krabak, 250 km'lik koşuda Medikal
Direktör olarak görev yapacak ve Hopkins'den meslektaşı Dr. Dr. Brandee Waite (M.D.) ve Birleşik Devletler'den diğer doktorlarla birlikte çalışacak. Yarış, deniz seviyesinin 154 m altı
ile 2000 m üstü arasında değişen rakımlarda, çeşitli bozkır, kayalıklar, ırmaklar, küçük dağlar ve kum tepelerinden oluşan bir alanda gerçekleştirilecek.
Dr. Krabak, bilek burkulmaları ve yırtılan bağlardan sarsıntılara ve komplike kas-iskelet hasarlarına kadar her şeyle karşılaşabileceği düşüncesinde. Önündeki en büyük
zorluklardan biri ise, yaralanan bir atletin yarışa devam ederek daha fazla yaralanma riskini alıp almaması gerektiği yolundaki sert kararı almak olacak; bu, hayatlarındaki en önemli yarışlardan
birinde tutkuyla yarışan hastaların yüzüne bakarak, kolaylıkla alınabilecek bir karar değil. Doktor, misyoner Mildred Cable'in sözlerini, onun anısına düzenlenen tüm yarış boyunca,
hatırlayacaktır: "Yalnızca bir aptal, içinde korku taşımadan büyük Gobi'yi geçebilir."
Dr. Krabak'ın yarışa hazırlık ve yarışa katılma sürecindeki güncellemeler için,
www.jhintl.net Internet adresini ziyaret edin.
|
|