www.jhintl.net
Johns Hopkins International'ın tüm dünyadaki doktorlar için sunduğu bir hizmet.

OCAK 2005: Egzersiz ve Metabolik Sendrom … Sorunlu Doğumlarla Baş Etme ... Singapur Merkezi Taşınıyor ... MI Hasarının Ölçülmesi … Ayrılan İkiz Eve Döndü ... Kan Yoluyla Bulaşan Enfeksiyonların Önlenmesi … Hopkins'in Yeni MS Merkezi.

Bu bülteni bir meslektaşınıza iletmek için, e-postanın sonundaki linki kullanınız. E-bültene abone olmak için tiklayiniz.
_______________________________________________________________________________

AYIN SÖZÜ

"Tüm ülkedeki meslektaşlarım, güvenlik girişimleri üzerinde bu denli durmama şaşırıyorlar. Çoğu, teknolojinin sorunu çözeceğine inanıyor. Ancak, bilişim teknolojisi uygulama açısından karmaşık olmakla birlikte pahalı ve genellikle de patenti alınmış durumda. Tahminimce BT, hataların yaklaşık üçte birinin giderilmesine yardımcı olabilir; gerisi, hastanelerimizdeki personele kalır."

Doktor Edward Miller, Dekan & CEO, Johns Hopkins Medicine



KLİNİK HABERLERİ

Egzersiz, Yaşlılarda Metabolik Sendroma Karşı Koyuyor

Hopkins'de yapılan bir araştırmaya göre, ölçülü bir fiziksel egzersiz programını izleyen 55 ila 75 yaşlarındaki bireyler, metabolik sendrom olarak bilinen, kalp krizi ve diyabete yönelik risk faktörlerinin oluşturduğu ölümcül bileşimi belirgin şekilde bertaraf edebiliyor.

Araştırmacılar, egzersizin genel sağlığa katkıda bulunduğunu, bildirilen vakalardaki #'lük azalmanın toplam vücut yağı ve karın bölgesi yağlarındaki azalma ve kas esnekliğindeki artışla yakından bağlantılı olduğunu bulgulamaktadır.

Araştırma grubu lideri ve egzersiz fizyologu Kerry Stewart'a, (Ed.D) göre, "Yaşlılarda metabolik sendroma yakalanma olasılığı oldukça yüksektir. Metabolik sendromun her bileşeni, hastalık riskini kendiliğinden arttırmakla beraber, birleştiklerinde kalp krizi, diyabet ve felç riskini çok daha fazla yükseltirler." 30 Aralık tarihinden itibaren araştırmaya American Journal of Preventive Medicine'den (Amerikan Önleyici Tıp Dergisi) çevrimiçi olarak ulaşılabilmektedir.

Sorunlu Doğumlarla Baş Etmede Yeni Yöntem

Hopkins'de tasarlanan bir doğum simülatörüyle, kadın doğum uzmanları, omuzları doğum kanalında sıkışan bir bebeği doğurmanın en kolay yolunu tespit ettiler. Sonuçlar, American Journal of Obstetrics and Gynecology'nin (Amerikan Kadın Doğum ve Jinekoloji Dergisi) 4 Ocak tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Doğum sırasında bebeğin omuzlarının annenin pelvis kemiğinden geçemediği omuz distosisi, yaklaşık olarak doğumların %5'inde yaşanmaktadır. Bu doğumlardan yaklaşık %25'i, bebeğin kol sinir ağının zarar görmesiyle sonuçlanabilmekte ve bebeklerin yaklaşık %10'unda da kalıcı hasar oluşabilmektedir.

Omuz distosisi oluştuğunda, kadın doğum uzmanı annenin ya da bebeğin konumunu değiştirmek için çeşitli manevralar yapabilir. Hopkins'teki araştırmada, bebeği omurgası annenin karnına bakacak şekilde çevirmenin (anteriör Rubin manevrası adı verilen teknik), bebeği omurgası annenin omurgasına bakacak şekilde çevirmeye göre veya bebeğin bacaklarını geriye çekerek bebeğin omuzlarının annenin pelvisine uyguladığı baskıyı azaltmaya göre, daha az güç gerektirdiği bulgulanmıştır.

ARAŞTIRMA HABERLERİ

Daha Doğru Bir MI Hasarı Ölçümü

Hopkins araştırmacıları, hayvanlarla yapılan çalışmalarda, MRI'ı etkin şekilde kullanarak, miyokard enfarktüsün yol açtığı kalp kası hasarının boyutunu ve miktarını %94 doğruluk payıyla ölçtüler. İnsanlarda da doğrulanması halinde, bu gelişme doktorların bir kalp krizinin şiddetini ve hastanın iyileşme olasılığını ölçme yollarını standarda kavuşturabilecektir.

21 Aralık tarihli çevrimiçi Journal of the American College of Cardiology'de (Amerikan Kardiyoloji Okulu Dergisi) bulguları yayınlanan araştırmacılar, bu bilgileri uygulamaya geçirerek, halihazırda geliştirilmekte olan kök hücre tedavileri için daha doğru dozajlar belirlemeyi umuyor.

Aynı zamanda bir kardiyolog olan, çalışmanın yazarı Doktor João Lima'ya göre "Bir enfarktüsün boyutunun ölçülmesi ve oluşan hasarın değerlendirilmesi, büyük oranda öznel ve keyfidir. Kalbin sol ventrikülünün %30'undan fazlasında hasar oluşmuş birinin, daha az hasar yaşayan birine göre, olaydan sonraki bir yıl içinde ölme olasılığı iki kat daha yüksektir; ayrıca, daha büyük çaplı enfarktüsler genellikle daha yoğun ilaç tedavisini gerektirmektedir; daha ciddi vakalarda ise, kalp dokusunun onarılması ya da daha fazla hasar oluşumunun önlenmesi için ameliyat gerekir."



KLİNİK (devam)...

Click here to read about the separation
surgeryAyrılan Yapışık İkiz Almanya'ya Döndü

Eylül ayında Hopkins'de yapışık ikiz kız kardeşi Tabea'dan ayrılmak için ameliyata alınan Lea Block, 6 Aralık'ta ailesiyle birlikte Baltimor'dan ayrılarak Almanya'daki evlerine döndü. Eve dönüş, sinir sistemi cerrahı Benjamin Carson'ın başında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen seri operasyonlardan yaklaşık 3 ay sonra gerçekleşti. Tabea, ameliyata bağlı ciddi komplikasyonlar nedeniyle yaşamını kaybetmişti.

Şu anda 16 aylık olan ve sağlık durumu iyi olan Lea, 6 Kasım'da taburcu edilmiş; ancak, fizik tedavi dahil olmak üzere, ameliyat sonrası bakım için Baltimor'da kalmıştı. Dr. Carson'a göre, Lea oldukça dikkatli ve interaktif; büyüdüğünde ise yaşamını bağımlı olmadan sürdürebilecek sağlıklı bir genç kız olması bekleniyor. Lea, kendi yemeğini yiyebiliyor, yaşıtı diğer çocuklar gibi konuşmayı öğreniyor ve şu anda diş çıkarıyor.

İleriki sağaltıcı bakım, Lea'nın vücudunun – ameliyat nedeniyle zayıf kalan - sol tarafındaki hareketliliği geliştirmek üzerine yoğunlaşacak. Ayrıca, ileriki aylarda dikkatle değerlendirilecek olan görme duyusunda da gelişmeler olabilir.

Singapur'daki Hopkins Merkezi Taşınacak

Halihazırda Ulusal Üniversite Hastanesi'nde bulunan Johns Hopkins-Ulusal Üniversite Hastanesi Uluslararası Tıp Merkezi, önümüzdeki aylarda Johns Hopkins Singapur Uluslararası Tıp Merkezi adıyla Singapur'daki Tan Tock Seng Hastanesine taşınacak. Bu sayede, 4 yıllık merkez, hızlı büyümesini sürdürebilecek ve ada halkına ileri onkoloji hizmetleri sunarak, bölgesel bir tıp merkezi olma yolunda çalışmalarına devam edecek.



KALİTE VE GÜVENLİK

Basit Müdahale, Kan Yoluyla Bulaşan Enfeksiyonları Neredeyse Ortadan Kaldırıyor

Her yıl binlerce hasta, katatere bağlı olarak kan yoluyla bulaşan enfeksiyonlar nedeniyle yaşamını kaybediyor; ancak, Hopkins araştırmacılarına göre, doktorlar ve hemşireler basit ve ucuz müdahalelerle bu ölümlerin sayısını sıfıra indirebilirler.

Anestiziyoloji uzmanı Sean Berenholtz tarafından yürütülen dört yıllık bir çalışma süresince, katater takma işleminin modern hale getirilmesi, doktorların ve hemşirelerin eğitilmesi ve bir güvenlik kontrol listesini içeren basit müdahalelerle, 40'dan fazla enfeksiyonun ve sekiz ölümün önlendiğine ve ek sağlık hizmetleri maliyetlerinde de 2 milyon dolarlık bir tasarruf sağlandığına inanılıyor.

Berenholtz, aynı müdahalelerin ülke çapında 100'ü aşkın yoğun bakım ünitesinde uygulandığını ve aynı önemli sonuçların alındığını bildiriyor.



HOPKİNS'DEKİ YENİLİKLER

Hopkins'in Yeni MS Merkezi

Yeni Johns Hopkins "Multiple Skleroz" Merkezi, kurum tarihinde ilk defa klinik denemeler yapmak üzere açıldı.

Merkezin başında bulunan nörolog Peter Calabresi "Dokuz nörolog ve personelle, mevcut tedavileri hastalara uyarlayabiliriz" açıklamasında bulundu ve sözlerine şöyle devam etti: "Ancak, şimdi laboratuar bulgularını takip eden büyük uluslararası denemeler gerçekleştirmeye başladık. Yakında, belki de sınıra yakın ve küçük çaplı uygulamalara başlayacağız."

Bugüne kadar Hopkins'in MS'e yaklaşımı, hastalıkla ilgili bilgileri açıkça arttırdı. Örneğin; "gerçek" MS, benzerlerinden ayrıldı. Bilim adamları, hastalığın bağışıklık temelini açıkladılar ve nedenine ilişkin yaygın ama yanlış fikirleri çürüterek, araştırmalara harcanan yılları telafi ettiler.

Bugün yeni yüksek-teknoloji yaklaşımları, önceki bulguları güçlendirmekte ve denemeye değer hedefleri belirlemektedir. Örneğin, Hopkins'in yeni üyesi Calabresi, on yıl çalışarak, bağışıklık sistemini savunmakla görevli beyaz kan hücrelerinin – bellek T hücreleri – kan damarlarından sinir sistemine nasıl geçtiğini buldu. T hücre göçünde kilit rol oynayan bir protein tespit ederek, buna karşı terapötik bir antikor geliştirdi.

Calabresi, "220 hastanın II. Evre denemesindeki veriler, çok şaşırtıcıydı! Ayda bir gerçekleştirilen antikor enjeksiyonundan (IV) sonra, hastalarda aktif lezyonlarda %90 oranında küçülme görülürken hiçbir yan etkiyle karşılaşılmadı!" açıklamasında bulunmuştur.



Johns Hopkins Medicine'e gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz. Bu aylık raporları alabilmek için, crmarin@jhmi.edu adresini Güvenilir ya da Arkadaşlar E-posta Listenize eklemeyi unutmayınız.
crmarin@jhmi.edu •  Johns Hopkins International