|
KLİNİK HABERLERİ |
|
Yine Bir Numarayız!
Johns Hopkins Hospital, U.S. News & World Report'un (ABD Haber ve Dünya Raporları) Amerikan Hastaneleri sıralamasında art arda 15inci kez ilk sırayı aldı. America's Best Hospitals'ın (Amerika'nın En
iyi Hastaneleri) bu yılki sayısında yer alan 176 tıp merkezinden 16'sı Onur Listesi'nde yerini aldı.
Bütün merkezlerin en az altı uzmanlık dalında ön sıralarda yer alarak üstünlüklerini sergilemesi gerekiyordu. U.S. News & World Report, sıralamada, ölüm oranları, teknoloji, bakım personeli, hizmet
yaklaşımı ve hastanın taburcu edilmesine ilişkin planlama gibi nesnel göstergelerin analizini temel almaktadır.
Johns Hopkins Hospital, sıralanan 17 uzmanlık kategorisinin 16'sında ilk 10'a girmiştir. Onur listesinin başında yer almanın yanı sıra hastane, Jinekoloji, Otolaringoloji, Böbrek
Hastalıkları, Romatoloji ve Üroloji alanlarında 1inci; Geriatri, Nöroloji/Beyin Cerrahisi ve Oftalmoloji alanlarında 2inci; Kanser, Sindirim Sistemi Hastalıkları, Hormon Hastalıkları, Kalp/Kalp
Cerrahisi, Pediatri, Psikiyatri ve Solunum Yolu Hastalıkları alanlarında 3üncü; Ortopedi alanında 4üncü ve Rehabilitasyon alanında da 14üncü sıraya yerleşmiştir.
U.S. News'ün (ABD Haber) duyurusunun ardından, Johns Hopkins Medicine Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Johns Hopkins Medicine International'ın CEO'su Steve Thompson bugün yaptığı
değerlendirmede şunları ifade etmiştir: "Bu yılki sonuçlar bizi çok memnun etti. Hopkins'in yenilik ve şefkatli bakım geleneğini her gün pekiştiren, mesleğine kendini adamış
fakülte hekimlerimizin, araştırmacılarımızın, hemşirelerimizin ve klinik personelimizin mükemmelliğinin farkına varılması beni gururlandırdı."
Johns Hopkins hakkında ayrıntılı bilgi için, bkz
www.jhintl.net. Sıralamalar için, bkz
www.usnews.com.
Yapay Retinalarla Işıklar Sönmesin
Tavuk karası (retinitis pigmentosa-RP) hastalığına çare arayan oftalmologlar, bir umut ışığı yakaladı. Chicago'lu bir ekibin başlattığı üç yönlü bir deneyde yer alan,
Hopkins oftalmoloji uzmanı Julia Haller, körlüğe yol açan bu hastalığın ileri aşamalarında bulunan, 20 ila 50'li yaşlarda sekiz hastada "yapay retina" implantasyonuna başladı.
Cerrahi yöntemle göze yerleştirilen 2 milimetre çapında silikon bir bilgisayar çipini esas alan teknolojinin, bu minik çipin kendi içindeki mikro elektrik akımlarını kullandığı görülmektedir. Çip, RP
hastalarında görüntülerle elde edilen ışık enerjisini, elektro-kimyasal impulslara dönüştürerek, diğer işlevsel retina hücrelerinin uyarılmasını sağlayan 5000 mikroskopik güneş
pili içeriyor.
Mikroskopik güneş pilleri nasıl oluyor da böyle bir görevi üstlenebiliyor; özellikle de önceden altında sağlıklı hücrelerin bulunduğu, kötü durumdaki ikinci bir hücre katmanını uyarmaya
çalışıyor?
Haller, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Çipin kendisi, görmeyi sağlamıyor; ancak çipin yaydığı mikro akımların, komşu hücrelerin çipten yaklaşık 6 mm uzaklıktaki
retinanın merkezinde yer alan diğer çubuk ve koni hücrelerini daha sağlıklı hale getiren kimyasal haberciler yaymasına neden olabileceğini düşünüyoruz."
Haller ayrıca, göze yabancı bir cismin yerleştirilmesiyle, bir iyileşme tepkisinin verildiği ve bunun doku kalitesini canlandırdığı düşüncesinde.
Formula 1 Pilotları Anadolu Sağlık Merkezi'ne Emanet
Anadolu Sağlık Merkezi, Formula 1 Türkiye Grand Prix'inin sağlık hizmetini vermek üzere seçildi.
Ülkemizde ilk kez gerçekleştirilecek olan ve dünyanın en büyük gösterisi kabul edilen Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın İstanbul ayağında sağlık partneri olarak seçilen Anadolu
Sağlık Merkezi, FIA tarafından titiz bir incelemeye tutuldu. Anadolu Sağlık Merkezi'ni gezdiğinde hastanenin yapısı, teknolojisi ve uzman doktor ekiplerinden etkilenen FIA yetkilileri Formula 1
pilotlarının hayatını Anadolu Sağlık Merkezi'ne emanet etme kararı aldı. Anadolu Sağlık Merkezi, yarış sırasında olabilecek herhangi bir kaza veya sağlık
sorununa anında müdahale edecek. Anadolu Sağlık Merkezi, yarışmanın yapılacağı pistin yakınında bir travma merkezi ve acil servis de kuracak. Formula 1 yarışlarında
üst seviyedeki travmalarla karşılaşmak olası olduğundan kurulacak "Medical Center", küçük çaplı değil, "level one" olarak adlandırılan üst seviyede bir travma merkezi olarak
oluşturulacak.
Anadolu Sağlık Merkezi ile oluşturulacak işbirliğinin anlaşması 12 Temmuz 2005 tarihinde Four Seasons Otel'de düzenlenen bir tören ile MSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ITO Yönetim Kurulu Üyesi
Bülent Barlak ve Anadolu Sağlık Merkezi Genel Direktörü Dr. Murat Dayanıklı arasında imzalandı. Bülent Barlak, İstanbul için çok büyük bir gurur olacağına inandığı Formula 1
İstanbul ayağında, tüm çalışmalardaki titizliğin sağlık hizmetlerinde de uygulandığını ve Anadolu Sağlık Merkezi gibi bir referans merkezinin yanlarında
olmasından büyük rahatlık duyduklarını belirtti. Dr. Murat Dayanıklı ise yaptığı konuşmada, yalnızca Türkiye'nin değil; Avrupa'nın en iyisi olma yolunda
çalışmalarına devam ettiklerini belirterek, FIA yetkililerinin bugüne kadar ziyaret ettikleri hastaneler arasında en fazla etkilendikleri hastane olmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. Daha ayrintili
bilgilere
http://www.anadolusaglik.org/formula.asp adresinden ulasabilirsiniz. |
|
|
ARAŞTIRMA HABERLERİ |
|
Johns Hopkins Bilim Adamları Kök Hücre Nakline Bağlı Kalp Aritmisini Gen Tedavisiyle Önlüyor
Johns Hopkins kalp uzmanları, geçirdikleri bir kalp krizinden sonra kronik kalp yetmezliğine bağlı ölüm riski taşıyan milyonlarca Amerikalı için erişkin kök hücre tedavisinde başarının
önündeki engeli aşmanın bir yolunu bulduklarını düşünüyor.
Nakledilen erişkin kök hücrelerinin kullanıldığı iki klinik deneyde, hasarlı kalplerde dokuların yeniden gelişiminde başarı sağlandı; ancak, 18 hastadan 11'inde bir süre sonra
potansiyel olarak ölümcül kalp ritmi bozuklukları gelişti. Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi (Johns Hopkins University School of Medicine) kardiyoloji bölüm başkanı ve öğretim üyesi Dr. Eduardo Marbán'a
(M.D., Ph.D.) göre "Bu, hastalıktan daha kötü olan bir potansiyel tedavi vakasıydı."
Marbán'ın ekibinin yaptığı açıklamaya göre, aritminin hastanın sağlıklı iskelet kasından alınan erişkin kök hücreleri olan miyoblastların naklinden
kaynaklandığı ortaya çıktı. Petri kutusu incelemelerinde, nakil süreci, kalp kası dokusunun düzenli elektriksel ritminde ani bozukluğa neden oldu.
Hopkins ekibi, ayrıca, gen tedavisi yoluyla konneksin 43 adı verilen bir kilit proteini telafi ederek aritmi vakalarını önemli ölçüde azaltmayı başardı. Konneksin 43, kas hücreleri arasındaki
bağlantı boşluklarını tamamlar ve hücrelerin birbiriyle iletişim kurarak düzenli kasılıp gevşemesini sağlar.
Marbán, konuyla ilgili olarak şu açıklamada bulundu: "Elde ettiğimiz sonuçlar, aritminin miyoblast naklinden kaynaklandığını ve daha yüksek dozlarda kök hücrenin sorunu daha
ağırlaştırdığını doğrulamıştır. Ancak, bunun kalpte daha sonra yeni hücre oluşumuyla bağlantısı konusunda veya gen tedavisiyle giderilip
giderilemeyeceğinden emin değildik."
Hopkins ekibi, gen tedavisi deneylerinde, uygun koşullarda yetiştirilmiş hücrelere, bağlantı kuran bu protein kodunu sağlayan geni taşıyan bir virüs enjekte ederek, konneksin 43'ün üretimini
artırdı. Konneksin gen tedavisi görmeyen kültürlerin çoğu, 14 kültürden 13'ü, düzensiz kalp hücresi sinyalleri vermeye başladı.
Tam biyolojik işleyişleri bilinmemekle beraber, erişkin kök hücreler iskelet kasında, kalpte, kemik iliğinde ve kemik, kıkırdak, yağ ve kalp kası vb. kaslar gibi diğer özelleşmiş
hücre tiplerini oluşturan dokularda bulunan, özel bir vücut hücresi türüdür. Özütlenebilip aynı kişiye tekrar enjekte edilebilmesi nedeniyle, erişkin kök hücrelerin kullanımı, vücudun
bağışıklık sistemi tarafından reddedilme olasılığını ortadan kaldırır.
Çalışmanın fonu, Donald W. Reynolds Vakfı, American College of Cardiology (Amerikan Kardiyoloji Okulu) ve National Institutes of Health (Ulusal Sağlık Enstitüsü) tarafından sağlanmaktadır.
Laboratuarda Yetiştirilen Kök Hücreler, Normal Gelişim Aşamaları Gösteriyor
Johns Hopkins bilim adamları, embriyonun kendisi yerine bir laboratuar kutusunda yetiştirilen insan embriyonik kök hücrelerini kullanarak, insan kanının ilk gelişim basamaklarını incelemek için bir yol
geliştirdiler.
Johns Hopkins araştırmacılarının sistemi, yapay dölleme yöntemleriyle elde edilen mevcut embriyonik kök hücre dizilerinin incelenmesini kapsamaktadır ve dolayısıyla, yakın zamanda Güney Koreli
bilim adamlarınca açıklanan bir teknik olan klonlama yoluyla embriyo üretimi gerekmemektedir.
Johns Hopkins ekibi, Blood (Kan) dergisinin Haziran sayısındaki çalışma raporunda, insan embriyonik kök hücrelerinin özelleşerek kan hücrelerine dönüşmesi ile kan hücrelerinden insan embriyosu oluşumu
arasında açık bir benzerlik olduğunu göstermektedir.
Kök hücrelerin kan hücrelerine dönüşme aşamalarını bilmek, lösemi ve lenfom gibi kan kanserlerinin tedavisini bulmada tıp araştırmacılarına yardım edebilir.
Johns Hopkins Tıp Fakültesinde onkoloji ve pediatri dalında yardımcı doçent olan Dr. Elias Zambidis (M.D., Ph.D.) konuyla ilgili olarak "Zaman geçtikçe, embriyoda kan kök hücrelerinin oluşmasını
sağlayan genlerin kanserdeki sorunlu genler olduğunu öğreniyoruz" açıklamasında bulunmuştur.
Geçmişte bilim adamları fare ve zebra balığında embriyolojik kan hücresi gelişim modellerini incelemişlerdi; ancak, insan embriyosunda kan gelişiminin derinlemesine incelenmesinin önünde etik ve
teknik engeller durmaktaydı.
Herhangi bir kimyasal müdahale veya uyarı olmaksızın, insan kök hücresi grupları öncelikle endotelyumu, diğer bir deyişle dolaşım sistemini meydana getiren dokuyu oluşturan hücre kolonileri
halini aldılar. Bu koloniler daha sonra insan embriyosundaki yumurta kesesine benzer bir yapıda, kan hücrelerinin öncüllerini de oluşturabilir.
Son olarak, kolonilerdeki hücrelerden bazıları, gelişmekte olan bir fetusun karaciğerdeki ve kemik iliğindekilere benzer kan hücrelerini oluşturur ve bu, araştırmacılar için ileriki
araştırmalarda kullanmak üzere kan hücrelerinin alınmasını kolaylaştırır.
Embriyonik kök hücrelerinin insan vücudundan neredeyse her tip hücreye dönüşebilmeleri nedeniyle, söz konusu hücrelerin bunu nasıl gerçekleştirdiğinin anlaşılması, bu süreçten sınırsız
sayıda töropatik amaçlı özel hücre temininde yararlanılmasını sağlayabilir.
Araştırmanın fonu National Institutes of Health (Ulusal Sağlık Enstitüsü) kurumu ve American Society of Clinical Oncology'nin (Amerikan Klinik Onkoloji Derneği) bağışlarıyla
oluşturulmuştur. |
|
|
DİĞER HABERLER |
|
Yüzü "Kaldıran" Yeni Kozmetik Yöntemi
Johns Hopkins Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı (Johns Hopkins Division of Plastic and Reconstructive Surgery) cerrahları, eğri sütür iğnesi kullanarak kaşlar, yüz ve boyun bölgesindeki
sarkmış derileri veya kırışıklıkları kaldıran yeni bir yöntem uyguluyor.
Johns Hopkins Kozmetik Merkezi (Johns Hopkins Cosmetic Center) Eş Başkanı Dr. Craig A. Vander Kolk'a (MD) göre bu yöntem, yüz germe operasyonlarında daha küçük, daha çabuk ve acısız sonuçlar isteyenlere
düşük riskli bir alternatif sunuyor. İşlem lokal anestezi ile yaklaşık bir saat sürüyor ve işlem sırasında sadece FDA onaylı eğri sütür iğneleri kullanılıyor.
Her bir sütür iğnesi, kirpi okları gibi, iplikler üzerine belirli aralıklarla sıralanmış, dokuyu tutan ince kancalardan oluşuyor. Böylece, iplikler yüzün dış hatları boyunca
yerleştirildiğinde (küçük bir kesikle) ve yukarıya doğru kaldırıldığında, kancalar deri dokusunu çekiyor. Kalkan deriyi sabitlemek için sütürün çevresine kolojen uygulanıyor. Sonuçlar
hastanın yaşı, yüz yapısı veya yüzdeki yağ miktarı gibi birçok faktöre bağlı. İşlem aynı zamanda geri döndürülebilir özellikte.
Vander Kolk, operasyonun uzun vadede etkililiğini değerlendirmek için yapılmış çalışmalar olmadığını ve bazı hekimlerin, sütürlerin uzun bir süre boyunca dokuları tutup
tutamayacağını sorguladığını ekliyor. Şeffaf polipropilen uzun yıllardır diğer tıbbi ürünlerde kullanılıyor ve vücut tarafından emilimi gerçekleşmiyor.
Kozmetik işlemleri hakkında ayrıntılı bilgi için, bkz
Johns Hopkins Kozmetik Merkezi.
CME KURSLARI
1-18 Ağustos 2005
Klinik Araştırmalarda Veri Tabanı Tasarımı ve Uygulaması
Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Akademisi
Baltimore, MD
15-18 Ağustos 2005
21inci Yılında Perioperatif Yönetimi
The St. Regis Aspen Hotel, Aspen, CO
JOHNS HOPKINS MEDICINE INTERNATIONAL'IN DENİZAŞIRI ORTAKLIKLARI
Johns Hopkins Medicine International Asya'nın en büyük özel sağlık hizmetleri ağı olan Apollo Hospitals Group ile bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Mutabakat Zaptında, Sürekli Tıp
Eğitimi ve İkinci Görüşlerden hemşire eğitimine ve grubun idaresindeki 35 hastaneden bazılarının klinik departmanlarıyla ortaklıklara kadar uzanan işbirliği alanları
belirlendi.
Johns Hopkins Medicine başkan vekili ve Johns Hopkins Medicine International CEO'su Steve Thompson, Apollo ile böyle bir ilişki kurmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, şunları ekledi:
"Sağlık hizmetlerinde bir lider olan Apollo, Johns Hopkins'in bilgiyi ve en iyi uygulamaları dünyayla paylaşma misyonuna açık bir katkıda bulunmaktadır."
Johns Hopkins Medicine Mütevelli Heyetine Yeni Üyeler Seçildi
Janie Elizabeth (Liza) Bailey - Johns Hopkins'in üçüncü kuşak yeğeni Bayan Bailey, Credit Suisse First Boston'un idari direktörlüğünden yeni emekli olmuştur.
Robert C. Baker - National Realty & Development Corporation (Ulusal Emlak ve İmar Şirketi) başkanı ve icra kurulu başkanı. Bay Baker, Johns Hopkins Hospital'ın Brady Üroloji Enstitüsü (Brady
Urological Institute) danışma kurulunun kurucu üyesidir.
Richard O. Bernt - Baltimore Gallagher, Evelius & Jones hukuk firması yönetici ortağı.
Philip (Phil) M. Butterfield - Bank of Bermuda (Bermuda Bankası) icra kurulu başkanı.
Richard A. Forsythe - Forsythe Technology Inc. başkanı, ulusal düzeyde endüstrilere teknoloji altyapısı çözümleri sağlayıcısı.
Edward W. Gillespie - İki partili bir halkla ilişkiler firması olan Quinn Gillespie and Associates'in kurucusu ve başkanı. |
|